![]() |
Hep kullandığım bir başka karşılaştırma daha var:
Nasrettin Hoca, Timur’dan rahatsız olursa pek bir şey olmaz da Timur, Nasrettin
Hoca’dan rahatsız olursa işin sonu nereye varır, bir düşünün. İkisinin
rahatsızlığı aynı ağırlıkta değildir. Birinin canı sıkılır, ötekinin canı
yanabilir. “Tiz kellesi vurula” fıkrası anlatmama gerek yok sanıyorum.
Timur elbette bir mecaz; muktedirleri ifade ediyor.
Sadece devleti yönetenleri değil, evde, okulda, işyerinde sözünün
sorgulanmasına tahammül edemeyenleri de.
Mizah dergileri sadece siyasetçilerle uğraşmaz.
Bağnazlıkla, talim ve terbiyeyle, ebeveynlerle, hiyerarşiyle, tahakkümle,
ezberlerle kurallarla, krallarla, ikiyüzlülükle, boyun eğmeyle de uğraşır.
Hayatın gerginliğini, ciddi görünme mecburiyetini, büyüklerimizin yanılmazlığını
kurcalar. Bunu iyi yapanı, kötü yapanı, hatta ne yaptığının farkında olmadan
yapanı vardır.
Elbette her mizah dergisi her zaman Timur’un karşısında
durmaz. Timur’un hoşuna gidecek şakalar yapmak da mümkündür. Bu yüzden yalnızca
kimin güldüğüne değil, kime gülündüğüne, kimin sözünün ve itibarının
korunduğuna da bakmak gerekir.
Mizah dergilerinin çoğulculuk ve ifade özgürlüğü
bakımından önemi burada: İtirazın alanını genişletirler. Siyaset sayılmayan
yerdeki otoriteyi, doğal kabul edilen hiyerarşiyi, “Böyle gelmiş, böyle gider”
denileni tartışmaya açabilirler.
Şunu düşünmenizi istiyorum: Mizah dergileri kimi rahatsız
ediyor? Yoklukları kimin işine yarıyor?

Diktatörlerin işine yarar!!!
YanıtlaSilYarası bariz olup da gocundurmayan, hem suçlu hem güçlü, her türlü kompleks sahibi müstesna kişilerin işine yarar mı acaba ?
YanıtlaSil