Pazar, Temmuz 19, 2026

Duyurmuş olayım

“İletişim Yayınları’ndan bütün kitaplarımla birlikte ayrıldığımı duyurayım. Yaklaşık otuz beş yıllık bir ilişkiydi. Böyleyken böyle oldu. E, o zamanlar sosyal medya yoktu Mıstık Abi.”

Yukarıdaki kısa açıklamayı bir hafta önce Facebook ve Twitter hesaplarımdan yaptım. Sosyal medyada aralıklarla yazarım. Twitter’ı neredeyse hiç kullanmıyorum; Facebook’ta ise çoğunlukla burada yayımladığım yazılardan bazılarını paylaşıyorum.

Sosyal medya hakkında yazan ve düşünen biri olarak, onunla hep mesafeli bir ilişki kurmak istedim. Ayrılığımı orada duyurmamın nedeninin, yaşadığım linçle ilgili olduğunu tahmin edersiniz.

Genel olarak şu fikri taşıyorum: “Memleketten soğumak istiyorsan sosyal medyada yorum okuyacaksın, kendinden soğumak istiyorsan o yorumlara cevap vereceksin.” Bu yaşıma kadar sosyal medyada herhangi bir tartışmaya girmedim. Bundan sonra da gireceğimi sanmıyorum. Linçlenirken dahi tek bir kişiye cevap vermedim.

Söz konusu paylaşım üç günün sonunda 750 bin etkileşim almıştı. Buna karşılık yalnızca yüzde üçü (3) yazıyı tıklamıştı. Dikkat edin, okumuş değil, bakmış diyorum. Bir süre sonra ilgili yazıyı ve linçlenme hikâyemi blogumda paylaşacağım.

Bunlar baş edemeyeceğim şeyler değil. Sağlığım yerinde, çalışabiliyor ve yoluma devam edebiliyorum.

Diğer yandan, yazdığım ve üzerine düşündüğüm pek çok şeyi kendi üzerimde sınama imkânım oldu. Bu da az şey değil. Arayan, soran herkes buna şahitlik edebilir. Ayrıntı paylaşmak, kavgada taraf olmak, varsa eğer taraflara malzeme taşımak istemiyorum.

Yaşananları ilk kez burada duyacak arkadaşlarım olacaktır. Merak etmesinler, iyiyim. Tek ricam şu: Uzatmayalım, ben hepsini geride bıraktım. Hayatta gerçekten çok daha önemli şeyler var…

Son olarak kitaplarımla ilgili bir not düşeyim. Henüz herhangi bir yayınevini aramadım, kimseyle görüşmedim. Çizgili Hayat Kılavuzu ve Çizgili Kenar Notları gibi derleyeni olduğum çok yazarlı kitapları yeniden yayımlatmayı düşünmüyorum.

Yazarlarına ayrıca yazacağım. Ancak “Ne oldu, neden oldu?” gürültüsünün sahiden çok zamanımı almasından çekiniyorum. Bir süre sonra kitaplara yoğunlaştığımda bunları da halledeceğim.

10 yorum:

  1. Sosyal medya kullanmıyorum çünkü sizin kadar aklı selim değilim.. Geçmiş olsun, sadece buradaki yazılarınızdan ve burada paylaştığınız eserlerinizden takip eden biri olarak, aynen devam diyorum.. Bizi düşünmeye itiyorsunuz, sanat ve felsefe bunun için değil midir? Bırakın işin magazinel, ego çarpıştırma kısmı başkalarına kalsın…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, bir yere yazmak, bloga yazmak gibi değil haliyle. Sorumluluk bakımından ister istemez bir genişleme oluyor, işin içine mecra sahipleri de dahil oluyor. Sonuçları da değişiyor. Çok selam.

      Sil
  2. Geçmiş olsun. Yaşarken, düşünürken, yazarken bazen hayatın hüzünlü yönleriyle de karşılaşılıyor, kırılıyor insan. Dünyanın her yerinde aynı.
    Dilerim her şey uygun biçimde gelişir.
    Esenlikler diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Neler olmuş. Kolay gelsin Mösyö

    YanıtlaSil
  4. Arada instagramda kuş filan izlemekten başka sosyal medyam yok. Ben de habersizim. Bu arada bir dergiye yazımda sizin buradaki bir yazınızdan alıntı yapmıştım, elbette link vererek. O ki sizi buradan izlemek yetiyor. Selamlar.

    YanıtlaSil
  5. Merhabalar.
    Her ne kadar uzun bir dönem blog dünyasından ayrı kaldıysam da arada bir blog sayfalarını ziyaret ediyorum. Yayınevi ile ilgili durumunuza üzüldüm doğrusu. Ne de olsa 35 yıllık bir köprü yıkılmış...
    "Memleketten soğumak istiyorsan sosyal medyada yorum okuyacaksın, kendinden soğumak istiyorsan o yorumlara cevap vereceksin." Bu deyişinizi hiç unutmadım. Yine bu paylaşımda da yer aldığı için ben de tazelemek istedim.
    Kolay gelsin.

    YanıtlaSil