Pazartesi, Haziran 15, 2026

Halikarnas Balıkçısı




Halikarnas Balıkçısı’nın Deniz Gurbetçileri kitabına çizdiği illüstrasyonlardan paylaştım. Bu çizimler teknik olarak kazıma (scratchboard) ve ağaç baskı (woodcut/wood engraving) mantığıyla üretilmiş. Çok anlaşılmayabilir, normalde çizimler beyaz kâğıda yapılır, baskıda belirgin gözükmesi için koyu siyahlar ve genellikle çini mürekkebi kullanılır. Bugünkü dijital çizimlerde gölge ise genellikle tonla verilir.

Beyefendi tersini yapmış. Büyük bir siyah yüzey düşünmüş ve ışığı ortaya çıkarmak için beyaz çizgiler “kazımış.” Örneğin yunusun gövdesinde neredeyse hiçbir detay yok. Kütle tamamen siyah bırakılmış, formu yalnızca kenar çizgileri tanımlıyor. Nesneyi çizmek yerine etrafındaki ışığı çizmeyi tercih etmiş. Denizi resmederken yatay çizgiler sakin yüzeyi, eğik çizgiler hareketi, sıklaşan çizgiler karanlığı belirlesin istemiş. Dalgaların ritmiyle gökyüzündeki çizgilerin ritmi birbirine bağlamış ve böylece sahnelerin durağan görünmemesini sağlamış.


Halikarnas Balıkçısı ressamlığıyla hatırlanmaz. Ama sanata olan iştahı, araştırma merakı ve yaptığı işle ilgili yeni yollar deneme isteği bu çizimlerde açıkça hissediliyor. Çok açık biçimde gerçekçilik peşinde değil. Daha çok atmosferle, ışığın yarattığı etkiyle, neredeyse mistik bir aurayla ilgileniyor. Deniz bazen bir canavar, bazen kozmik bir boşluk, bazen de insanı kendine çağıran bir bilinmezlik gibi görünüyor.

Bana kalırsa bu çizimlerin en belirgin yanı tereddütsüzlükleri. Çizgilerde kararsızlık yok, düzeltme telaşı yok, kusursuzluk arayışı yok. Yapılmış ve bırakılmış gibiler. Belki de tam bu yüzden hâlâ canlı görünüyorlar. İçlerinde revizyonla törpülenmemiş, doğrudan kâğıda aktarılmış bir coşku var.


4 yorum:

  1. Çizimlerde kazıma tekniği kullanılmış gibi duruyor çünkü görseller aynı tekniği kullanan Thomas Ott resimlemelerini çağrıştırdı bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ott çok daha başka bir seviye. HB denemiş, kendini ölçmek istemiş, Ott gibi hayatını buna adamış değil. Çok selam

      Sil