Perşembe, Temmuz 31, 2014

Ayrık Bacak














Çocukluğumdan beri bana komik gelir, filmlerde kamera, önde duran kadının ya da erkeğin bacaklarının arasından ileriye bakar. Biri geliyordur, düellodur, karşıda duran diğerini bekliyordur vs...

Anlaşılan o ki, bu açı yönetmenlerin hoşuna gitmiş, iştahla tekrarlanmış, dikkat edilirse trash sinemasında daha fazla görülür ve giderek onlara bırakılır. Kişisel olarak ben kameranın kendini bu kadar hissettirmesini, özel bir amaç yoksa anlamsız bulurum. Yönetmen, ısrarla ben buradayım derse ve tuhaf açılarla sahne kurarsa, hikayenin önüne geçmeye başlar. Ben hikaye anlatan ve anlatırken kendini unutturan auteurları severim.

Tabii bu ayrık bacak sahnelerinin grotesk bir erotizmi de var ama grotesk işte...Lüzumsuz...

Cumartesi, Temmuz 26, 2014

Bozkırın Uzak Bahçeleri



Şehrin eprimiş sokakları, uzak diyarların hemşerileri, yalancıktan naz yapan kadınlar, şakacıktan kızan ustalar, baygın düşmüş ceviz ağacı, yaylana yaylana giden İmpala...Gökyüzü derin gökyüzü masmavi...

Ethem Baran, candan hikayeler anlatıyor. Konuşkan, cıvıltılı, bazen fıldır fıldır ve bazen buruk...Fırından taze ekmek, çeşmeden su...

Bozkırın Uzak Bahçeleri, ateşe düşen kenarları konuşturuyor.
Ağustos'ta İletişim'den...

Monoton bir grafik roman


Arka Kapak'taki yeni yazım
link

Yat!













Cuma, Temmuz 25, 2014

Çok Kısa Bişi Anlatıcam


Kalp kıpırtısı, akıl gümbürtüsü, gün batımlarının kavuniçi parıltısı. Gamzeli güzeller, otuz yaşında hisseden sekiz yaşında çocuklar, konuşan sinemalar, mırıldanan evler, küstüm diyen sokaklar, gıcırdayarak kıvrılan yollar, muhabbet ve keşmekeşle leş şarkılar...

Alper Atalan kısacık hikâyeler anlatıyor, yerli edebiyatta pek rastlanmayan ölçüde, bir nefeste, hararetle dillendiriyor. İnsanın içine çöreklenen teferruatları, efkarlı, bulutlu ve neşeli bir maharetle resmediyor.

Çok Kısa Bişi Anlatıcam, ay ışığında otururken hatırlanan hikâyelerle dolu... Gürül gürül...

Ağustos'ta İletişim'den...

Ö!

















Related Posts with Thumbnails