Pazartesi, Haziran 09, 2014

Yaşasın Türk Erkekleri


Yıllar içinde insanın algısı değişiyor; geçmişte, çok değil on yıl önce, ayrımcılığı, ırkçılığı, faşizmi, bağnazlığı görüyor ve onları teşhir etme arzusu duyuyordum. Demokrat, humanist, solcu ve devrimci diye anılan, öyle anlatılan, entelektüel bulunan isimler ve  sanatçılarda bunu görürsem iyice delleniyor, hararetleniyordum.  Yanlış şeyler söyledim demiyorum, resmi eksik görüyormuşum diyorum uzun zamandır. Geçmişte baktığım manzaralara yeniden bakıyorum. Bence asıl mesele, erkeklik algısındaymış. Cemal Nadir'in yıllar önce gördüğüm, ırkçı ve ayrımcı bulduğum bir karikatürüyle derdimi anlatayım. Rebeka ile Salamon, ağaç altındalar, romantik bir an.  Asıl mesele erkeklik olunca, Yahudi'nin erkek olamayaşını konuşmak, bunu alaya almak gerekiyor elbette. Salamon, Rebeka'ya "erkek olmak ister miydin?" diye soruyor. Rebeka, evet diyor (zaten kim istemez ki?) ve ekliyor: "Ya sen?". Ben bu karikatürdeki aşağılayıcı tavırdan rahatsız olmuş ve kopyasını almışım. Edepsizce bulmuş, bir dünya not düşmüşüm defterime. Oysa diyorum, asıl görmem gereken Cemal Nadir'in erkekliğiymiş, başka ırkları bir Türk erkeği olarak aşağılama arzusunu teşhir etmeliymişim. Yahudi dediğin cimri, çirkin, korkak, kepaze, habis, nahoş, millet düşmanı filan ama bu adam hepsinden önce erkek değil, ne etse boş, ne eylese boş...Bundan da büyük hakaret var mı ki zaten... Di mi ama? Karı gibi...


Bu kadın Yunanistan'ı temsil ediyor, erkek olamazdı zaten. Neymiş? Dulmuş, koca eskitiyormuş. İlk kocası Osman'dan müteassıp olduğu için boşanmış vs. Koca bulamazsa sokağa düşecek, vesikalı olacakmış fış fış...


Bu da Oğuz Aral'ın ambargo zamanı çizdiği, 1975 tarihli bir karikatürü. Bacaktaki bant, bilmeyenler için yazayım fahişelik göstergesidir. Yunanlı ya da Amerikalıya yakıştırılıyor. Ambargo boyunca bu ikiliyi bir kaç kez çizdi Aral. En sonunda bıyıklı Türk erkeği, kemeri çözüp Amerika'ya saldırıyordu. Tahmin edileceği gibi kadın da şikayetçi değildi, cilveyle gülümsüyordu erkeğimize. O erkek Türk, o Amerikalı kadını "düzerse" biz "düzmüş" gibi mutlu mu oluyorduk ki... (Rica ediyorum çuval geçirmeyle ilgili espriler yapmayın)

Yabancı ülkeleri kadın olarak resmedenler sadece Cemal Nadir ya da Oğuz Aral değil elbet, ama onlar karikatürü halka sevdiren iki öncü isim olarak biliniyorlar. Ne resmettiklerini, neyi popülerize ettiklerini de hatırlamak gerekiyor. Şimdi, Gezi'ye katılanlara etekli diyorlar ya, bulvar gazeteleri, örneğin Sözcü, Türkiye'yi eleştirenleri ibne ya da orospu sayıyor ya, köklerini buralarda aramak lazım. İmkansız erkeklik masallarında...

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails