Çarşamba, Ocak 19, 2011

Hey Wait!

Duygusal bir hikâye Hey Wait. Jon adlı bir çocuğun, yakın arkadaşı Bjorn’un, erken yaştaki ölümünden sonra yaşadıkları-hissettikleri anlatılıyor. Hikâyenin Norveçli çizeri Jason, hayvanları insan biçiminde kullanarak minimalist hikâyeler oluşturuyor. Sessiz film döneminin mizahını izlediği, tarzının Ub Iwerks’in çizgilerini andırdığı söylenebilir. Fazla balon kullanmıyor. Hayvanları tipleştiriyor derken şunu da ekleyelim. B-filmlerin fantastik yaratıklarını ve canavarlarını da hikâyelerine katıyor. Hey Wait, İngilizce’deki ilk albümü. Aynı albümle 2002 yılında Harvey ödülü aldı.

Jon, uçurumun kenarındaki bir ağacın dalına atlayıp tutunuyor ve bir süre sallandıktan sonra yere iniyor. Bjorn, bu cesaret isteyen –ama delice ve çocukça- eylemden –haklı olarak- korkuyor. Sonra bir gün bunu yapmaya karar veriyor ve dala tutunamayarak dramatik bir biçimde uçurumdan aşağı düşerek ölüyor. Jon ilerleyen yıllarda kendini sorumlu gördüğü bu ölümü unutamıyor. Hey Wait’in (Jon’un, Bjorn’un arkasından söylediği son sözler) iç acıtan ağırlığı, abartısız anlatılan rutininde. Çizer, Jon’un hayatındaki tekrarları, kıstırılmışlığı resmederken asıl olarak onun suçluluk hissettiğini gösteriyor bize. Bu da anlatıcılık mahareti. Jason’un çizgi romanın endüstri olduğu her ülkede ilgi görmesi, çeşitli biçimlerde taltif edilmesi boşuna değil.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails