Cumartesi, Haziran 26, 2010

Otuz İki Kısım Tekmili Birden

2001 Pulützer ödüllü, kurgusuyla beğeni toplayan, ilgiyle konuşulan, son yirmi yılın en iyileri arasında gösterilen bir roman Kavalier ve Clay’in Akıl Almaz Maceraları. Amerika’da çizgi romanın Altın Çağı sayılan otuzlu yılların sonunda başlıyor hikâyesi. Çizgi romanların gazetelerdeki bant biçiminden farklılaşarak kendi yayın mecralarını geliştirdikleri, yüzbinler satan envai çeşit derginin çıktığı günlerde başlıyor da diyebilirdim. Bizde “otuz iki kısım tekmili birden” diye anılan seriyal filmlerinin, ucuz fiyatlı macera kitaplarının çoğaldığı, çizgi romanlara henüz sinema romanı denildiği günler veya…

Kitabın yazarı Michael Chabon, sinematografik denilebilecek seyirli üslubuyla, iki genç Yahudi kahramanının, birlikte hazırladıkları bir çizgi romanla, endüstriye nasıl dâhil olduklarını resmediyor. Gençlerin büyüme hikâyeleri olarak da okunabilir roman. Amerikan popüler kültürünün ve bu mecrada etkin Yahudi sanatçı ve yatırımcıların hayatını da “izliyoruz” arkaplanda. Hırslarını, değişimlerini, çaresizliklerini… Belgeselci bir dili var yazarın, gerçekle romanın hayali evrenini inandırıcı bir biçimde harmanlıyor. Oyunbazlığı yok değil, lakin bunu ciddi bir malumatfuruşlukla yaptığından anlatılan olaylar, zikredilen sanatçılar ne kadar gerçek ne kadar değil belirsizleşiyor. Araya dipnotlar atıyor ya da anlatının içinde bir yandan konusuna hâkimiyetini gösterir diğer yandan ‘size tarih anlatıyorum’ diyen nitelik ve rahatlıkla açıklamalar yapıyor: ‘New Yorklu Almanların çoğunun Hitler’e ve Nazilere şiddetle karşı olduklarını söylemekte yarar var’ (s.225). Böylesi açıklamalar ve bazen yarım asır zaman atlayarak röportajlara, müzayedelere, koleksiyonculara yapılan atıflar romanın esaslı bir damarını oluşturuyor. Benim gibi çizgi roman meraklıları için kitap, gerçek ile (çizgi romanın) tarih(i) ne kadar ve nerelerde örtüşüyor meselesiyle bir arada ilerliyor. Kimi kastetmiş, kimden esinlenmiş veya gerçekten öyle mi olmuş diye mutlaka düşünüyorsunuz. Ortalama bir Amerikan vatandaşı içinse çizgi romanlar genel kültürlerinin ve geçmişlerinin sacayaklarını oluşturan sanat ve eğlence ürünleri. Onlar için roman, ayrıca nostaljik bir anlam taşıyor, kitabın gördüğü ilginin nedenlerini biraz da buralarda aramak gerek. 20.yüzyılda popüler kültür, tüm dünyada ya Amerikalıydı ya da yereldi diyorsak eğer Amerikanlaşmayı pekiştiren ve var edenleri, Hollywood ve çizgi romanları yadetmek durumundayız.

1938-1950 yılları arasında başta Süpermen ve Batman olmak üzere, eksantrik, tuhaf, eğlenceli ve ‘beş paraya’ pek çok süper kahraman dergisi yayınlandı. Romana adlarını veren Kavalier ve Clay, o günlerin miladında, herkesin yeni bir Süpermen tasarladığı bir aralıkta piyasaya giriyorlar. Nazilerden kaçan, aklı fikri ailesini Avrupa’dan kurtarmak olan ve o güne değin çizgi roman okumamış, sıra dışı bir yeteneğe sahip Kavalier projenin asıl yürütücüsü oluyor. Ortağı ve kuzeni Clay ise geçirdiği çocuk felci nedeniyle fiziken zayıf, buna karşın akıllı, konuşkan, plan ve pazarlamayı yapan bir tasarımcı-senarist konumunda. Böyle bir birliktelik, insana Süpermen’in yaratıcılarını, bir başka Yahudi ikiliyi Siegel-Shuster’i hatırlatıyor. Chabon, biri yazar diğeri çizer-kara kalemci (penciller) ikili benzerliğini bilerek kullanmış, Siegel-Shuster’in isim olarak kitapta yer aldığını belirtelim. Amerikan çizgi roman endüstrisinde yer alan diğer Yahudi üreticilerden de (Kirby, Kane, Eisner, Lee vd) faydalanılmış; Kavalier karakteri, Çek göçmeni olması nedeniyle Steve Ditko’yu ve altmışlı yılların yıldız çizeri Jim Steranko’yu andırıyor örneğin. Yarattıkları çizgi roman kahramanının (Kurtarıcı olarak Türkçeye çevrilmişse de!) Escapist olan ismi, özel yan anlamlar içerdiği için öylesine tercih edilmemiş. Kavalier de tıpkı Steranko gibi hem çok güçlü bir çizer hem de Steranko ve Harry Houdini gibi kelepçe, zincir ve iplerden, kilitli sandıklardan kurtulmayı başarabilen bir gösteri sanatçısı. Escapist, Escapology-Escape artist adlandırmalarından geliyor, şüphesiz ki “kaçış sanatı olarak çizgi roman” ya da “Nazilerden kaçan Yahudiler”i de aklımıza getirmeden geçemiyoruz. Eğlenceli göndermelere devam: Siegel-Shuster, Süpermen’i yaratırken Douglas Fairbanks ve onun Clark Kent alter egosu olarak Harold Lloyd’u temel almışlardır (her ikisi de yine Yahudi’dir), Kavalier ve Clay, bu ikiliyi her bakımdan hatırlatıyorlar. Will Eisner’ın aynı dönemi ve çizgi roman dünyasını anlatan otobiyografik grafik romanı The Dreamer’daki (1986) adlandırmalarıyla Bill Eyron-Jimmy Samson’u dahi andırıyorlar kimi zaman.

Chabon, ikilinin arasına gerilimi artırması beklenen bir kadın da katmakla birlikte başka türden bir ayrım istiflemiş. Clay’in eşcinsel olması, cinsel tercihlerini gizlemek zorunda kalması, ikircimli halleri, korkusunu bastırmak için evlenmesi, üstelik bu evliliği Kavalier’den hamile kalan ‘o’ kadınla yapması, dostluk, tutku ve aşk bağlamını derinleştiriyor. İroni dediğim ise şu: ellili yılların ortasından itibaren çizgi roman karşıtı gelişmeler yaşandı Amerika’da. Çizgi romanların çocukları şiddet eğilimi gibi psikolojik arazlara teşvik ettiği düşünülüyordu. Wertham’ın “Seduction of the Innocent” (Masumluğun İğfali) adlı kitabıyla gelişen, 1954 yılında tartışmaları Senato'ya taşıyan Estes Kefauver'in adıyla anılan (televizyonlardan yayınlanan) soruşturmalar başladı. Chabon, romanı tam bu dönemde bitirirken Clay’in eşcinselliğiyle ilgili bir göndermede bulunmuş. Wertham, süper kahraman çizgi romanlarının (kendi ifadesiyle) homo-erotik eğilimler (Batman ve Robin'i kastederek), gayri ahlâkî, kösnül bir cinsellik içerdiğini iddia ediyordu. Clay, romandaki sorgusu sırasında, süper kahramanların yanındaki çocukların (örneğin Robin’in), çocuk okurlar yüzünden yer aldığını, çocukların çocuklar hakkında yazılmış hikâyeleri okumaktan zevk aldığını söylese de bu kademsiz ve linççi iklimden kurtulamıyor. Mesele dönüp dolaşıp kendi eşcinselliğine ve etraflı iç hesaplaşmasına çörekleniyor. Eşcinsellik bağlamında sahici bir kurbana dönüşüyor Clay. Buna rağmen, finalde yazar, biraz haşmetli, bir o kadar da naif ve mutlu sonları seven çizgi romanlara selam durmayı ihmal etmemiş.

Kavalier ve Clay’in Akıl Almaz Maceraları zekice yazılmış bir roman. Chabon’un sinemaya uyarlanan popüler romanları var ama Türkiye’de yayın olarak düşünülmemesi ilginç. Bu arada romanın Türkçesinde orijinal isimler bazen çevrilmiş, bazen aynen bırakılmış, nedeni belirsiz. En önemlisi yazarın orijinalindeki son notunun kitaba dâhil edilmemiş olması. Diğer yandan kolay okunuyor, bunda çevirinin payı büyük.

Son not: Romandaki Escapist, Dark Horse yayınevi tarafından çizgi roman dizisi olarak yayınlandı-roman gerçek oldu ve Amerika’da yaşayan Kutlukhan Perker çizer olarak kadroda yer aldı.

Radikal Kitap, 25.6.2010

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails